Diyarbakır'ın güneybatısında
Dicle Nehri kenarında
Kırklardağı vardır. Bu Kırklardağı'nın arkasında Kırklar Ziyareti vardır. Çocuğu olmayanlar
buraya gelip dilek dilerler.Bir Süryani zengin ailenin de hiç çocukları olmuyormuş. Kadın
Kırklar Ziyareti'ne gelip dilek dilemiş
adak adamış. Bir kızı doğmuş. Adını Suzi (Suzan) koymuşlar. Her yıl doğum gününde
annesi onu süsler
giydirir ve Kırklar'a ***ürerek
bir kurban kestirirmiş. Suzan böylesine bin nazlarla büyüyüp
güzel bir genç kız olmuş. Müslüman komşularının oğlu Adil'le
birbirlerine aşık olmuşlar. Yine bir doğum yıl dönümünde
annesi Suzi'yi
hizmetçilerle beraber kurbanını kesmek üzere
Kırklar Ziyareti'ne göndermiş. Arkalarından habersizce Adil de gelmiş. Hizmetçilerin kurban kesme telaşından yararlanan Suzi
Adil'le beraber
dağın arkasına dolanmışlar ve orada sevişmişler. Kırklar Ziyareti
bu beraberliği bağışlamamış ve ziyaret Suzi'yi çarpmış. Kız On GözlüKöprü'nün orada
Dicle'de boğularak ölmüş. Suzi'nin ölümünden sonra
Adil de aklını yitirmiş.Türküsünün sözleri ise burada :
Kırklardağı'nın yüzü
Karanlık sardı düzü
Ben öleydim Suzi-Suzi
Ziyaret çarptı bizi
Köprü altı kapkara
Anne gel beni ara
Saçlarım kumlara batmış
Tarak getir de tara
Köprünün orta gözü
Sular apardı düzü
Ben öleydim Suzi-Suzi
Dicle ayırdı bizi
Şimdi gelin bir de Dilek Türkan'dan dinleyelim bu türküyü :
http://ufizy.com/#wss4Frh9GAA/r/!/
Ben kaybettim kendimi dinlerken,sizdeki etkisi ne olur bilemem.
Bu şarkıya "içilir!" diyeceğim; ama yeni aldığım kararla bir daha ağzıma sürmüyorum .
YanıtlaSilKarar iki, uykusuz da kalmıyorum!
2+1, uykusuz kalıp hiç içmiyorum.
uykusuz kalmak ne menem şey imiş,dün anladım.
YanıtlaSilve uykusuz kalıp + cam açık oturmayı (mevsim kış iken) yasaklıyorum kendime.
bkz.öhö öhööö